Aya Psikoakademi, Çocuk – Ergen Psikoterapisi, Oyun Terapisi Eğitimi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
Naber

0(535) 055 30 35

  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
  • Ev
  • Tükenmişlik Sendromu
  • Bireysel Danışmanlık, Çocuk - Ergen Danışmanlığı, Psikolojik Sorunlar
  • Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik Sendromu

Osman Erdoğan2014-02-27T23:38:06+03:00

Geçen gün ilkokul 3. sınıf öğrencisi ile sohbet ediyordum. T.C. Kimlik numarasını ezbere bildiğini fark edince şaşırdım, yanında 8.sınıf öğrencisi vardı, hemen atladı “ bizler sınav çocuklarıyız, hayatımız sınavlarla geçiyor , tabi ki  ezbere bileceğiz numaramızı”  dedi.

Daha ilkokul hayatında  başlıyor, rekabet, beklenti yüksekliğini karşılama ihtiyacı, zamanının çoğunu yaptığın işe harcanması , okuldan sonraki yani mesai bitiminden sonraki zamanı bile iş için geçirme .

Böylece zamanı yönetme baskısı küçük yaşlarda omuzlara biniyor. Bu yaşlarda öğreniliyor mutluluğun, huzurun, fiziksel ve ruhsal sağlığın için yatırım yapmaya vakit bulamama, yani   “  BEN “ kimliğine sırt çevirme.

Önce başarı için puan peşinde koşmayı öğreniyor, ardından da para ve kariyer peşinde koşmayı. Çünkü iyi bir okul için, iyi bir üniversite için, iyi bir iş için ve en önemlisi de hayal edilen yaşam standartlarına kavuşmak için sadece çalışmak gerekli  fikri pompalanıyor.

Oysa ki kendisi ile barışık olmayan, aile ve sosyal çevresine zaman ayıramayan, sürekli bilgisayar , telefon gibi teknolojik cihazların tacizine maruz kalan , sağlıklı beslenemeyen, yeterince uyuyamayan kişilerin kariyer ve paraya ulaşması mümkün olsa da sağlıklı bir bedene ve ruha sahip olması imkansızlaşıyor. Kronik stresin ve yorgunluğun yarattığı fiziksel ve duygusal çöküş  kaçınılmaz oluyor.

Bu çöküş kendisini; işi savsaklama, işe gelmeme veya geç gelme, işi bırakmaya eğilim olarak göstermeye başlıyor.

İş kazalarında artış,insan ilişkilerinde uyumsuzluk, eş ve aile bireylerinden uzaklaşma, fazla sigara ya da alkol kullanımı , yorgunluk, bitkinlik, uyku bozuklukları, baş ağrısı, uyuşukluk, solunum güçlüğü, ürtiker tarzı cilt problemleri , sindirim güçlükleri vb. gibi  bireysel veya toplumsal düzeyde performansı olumsuz yönde etkiliyor.

Bu nedenle çalışanlarda görülen Burnout Sendromu olarak da adlandırdığımız mesleki tükenmişlik sendromunun mümkün olan en kısa zamanda anlaşılması, tanınması ve baş edebilmek için doğru müdahalelerde bulunulması gerekiyor.

Çünkü bu durum sadece tükenmişliği yaşayan kişiyi değil, başta ailesini, arkadaşlarını, çalıştığı kurumu ve hatta  hizmet verdiği kişileri de önemli ölçüde negatif etkiliyor.

Kronik yorgunluğun ve tükenmişliğin önlenebilmesi için öncelikle işverenlere büyük sorumluluk düşmektedir;

  • Çok net bir şekilde çalışanların rollerinin sınırları belirlenmeli,
  • Rol çatışmaları mümkün olduğunca en aza indirilmeli
  • İşin doğası gereği sorumluklar paylaştırılmalı
  • Çalışma saatleri bireyin önemli ihtiyaçlarına göre esnekleştirilmeli,
  • Ücret politikaları performansa yönelik ancak adil olmalı ,
  • İş güvencesi verilmeli ,  sürekli  işini kaybetme korkusu ile  karşı karşıya getirilmemeli
  • Çalışanın yeteneklerine, teknik bilgi ve donanımına uygun iş , kariyer imkanı ve ücret verilmeli
  • Çalışanın mesleksel gelişimi için hizmet içi eğitimlerine destek olunmalı,
  • Gereksiz bürokratik adımlar, kırtasiye işleri, amacına uygun olmayan ve uzun toplantılar engellenmeli
  • Aydınlatma, havalandırma, ısı, v.s. gibi fiziksel mekan ergonomik hale getirilmeli
  • Yöneticiler tarafından ısrarlı ve bilinçli bir şekilde yapılan duygusal saldırı, ayrımcılık ve zorbalık olarak da tanımlanan “Mobbing” e müsaade edilmemeli
  • Teknolojik gelişmeler  sonucu  üretimin otomatikleştiği, özellikle de seri imalatın olduğu iş kollarında yaşanan tek düze çalışma koşulları iyileştirilmeli
  • Yaşanılan monotonluğun işçiler  üzerinde umutsuzluk, sıkıntı, gerilim, ilgisizlik, pasif direnme, saldırganlık gibi ileri derecede psikolojik ve sosyal bozukluklara neden olabileceği için bu durum erken tanınmalı ve psikolojik yardım alınması sağlanmalı
  • Çalışanların içsel motivasyonlarını kazanmalarına yönelik sosyal ve kültürel faaliyetler organize edilmeli,
  • Çalışanların iş stresi sürekli gözlemlenmeli ve iş dağılımı buna göre yapılmalı
  • Çalışanların da yönetimin aldığı kararlarda söz sahibi olabilmesi için her yıl  toplantılar ya da anketler yapılmalı

 

Bireysel olarak yapabilecekleriniz ise;

  • Öncelikle ; “Mükemmel olmak zorundayım, başkalarını memnun etmek zorundayım, kontrolü tekrar elime almam lazım vb.” mükemmelliyetçi düşünce yapınızı değiştirmelisiniz
  • Yapacağınız işi iyi tanımalı, işin sınırlarını, zorluklarını göz önünde bulundurulup, kendi yeterliliğinize ve sınırlarınıza göre  sorgulamalı ve gerçekçi bir bakış açısı ile bakmalısınız.
  • Mesai saati bitiminde kendinize mutlaka 30 – 60 dakika ayırmalısınız.( imkansız demeyin,  farz edin ki mesai bir saat geç bitti )
  • Bu süre içinde yürüyüş veya başka bir spor dalı ile uğraşabilir , sanatsal faaliyetlere katılabilir, arkadaşlarınızla buluşabilirsiniz.
  • Öğle tatilinde farklı kişilerle yemek yiyip, farklı konularda sohbet edebilirsiniz
  • Çocuklarınızla yaşlarına uygun vakit geçirip, onlarla günde en az yarım saat oyun oynayabilirsiniz
  • Hafta sonları yakın çevrenizde kısa tatiller yapabilir, yıllık izinlerinizde mutlaka farklı mekanları, zevkinize göre ilginiz çeken, dinlenebileceğiniz ortamları seçebilirsiniz.
  • Hayatınızda nükteye, mizaha daha fazla yer verebilirsiniz  

 

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Related Posts

Bilgisayar ve İnternet Kullanımında Anne Baba Denetiminin Önemi

Bu Anne – Baba feryatlarına kulak verelim! “Oğlumu internet kafeden çıkartamıyorum.” “Kızımı bilgisayar başında yaşıyor, sabahlara kadar chat-leşiyor, odasına bizi almıyor.” “Oğlum... daha fazla oku

ZİHİNSEL CHECK -UP

Karne dönemi geldi yine, çocuklarla beraber aileler de rahat bir nefes alacaklar. Ancak yine de kafalar karışık, sürekli değişen eğitim... daha fazla oku

Zihin Egzersizleriyle Çocukların Öğrenme Kapasitesi Artabilir

  “ Çocuğumun dikkati çok dağınık, bir türlü odaklanamıyor, tek başına ödev yapmak istemiyor, çünkü zorlanıyor. Öğretmeni ; dersi dinlemiyor, yönergeleri... daha fazla oku

Parmak Emme

Bebekler ilk 1 yıl içinde dünyayı ağız yolu ile tanırlar. Çünkü anne karnından itibaren bebeklerin sahip oldukları en güçlü reflekslerden... daha fazla oku

BABA Kimdir?

• Anneyi mutlu etmek ve ona yardımcı olmak, • Otoriteyi sağlamak ve annenin çocuğa getirdiği düzeni sürdürmek, • Toplumla bağ kurmak ve... daha fazla oku

İlişkiyi Terörist Yapan Bir Duygu: Kıskançlık

Kıskançlık, Shakspeare ‘in deyişi ile “ yeşil gözlü canavar “ … Bir çok çiftin yakından tanıdığı bir duygu. Aşkın karanlık... daha fazla oku

Bağlanma Korkusu

Bağlanma korkusu; Çağan Irmak’ın müthiş ses getiren filmini hatırlıyorsunuz değil mi? Issız Adam… Yarım kalmış bir aşk hikayesini anlatıyordu. Seyreden herkesi çok... daha fazla oku

Çocuğunuzun Duygusal Zekasını Geliştirin

Çocuklarınızın çeşitli zorlukları aşabilmeleri, duygularını doğru bir biçimde ifade edebilmeleri , dışarıya yansıyan davranışlarını fark edip düzeltebilmeleri, kendilerine zarar verecek... daha fazla oku

YOK OLAN ANNENİN VARLIĞI

Bir çok çalışan annenin ya da evde olup çocuklarıyla sağlıklı iletişim kuramayan annenin ortak problemine değinmek istiyorum. Bir danışanımdan gelen e-maili... daha fazla oku

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Nedenleri

1. Genetik nedenler: Genellikle birinci derece akrabalarda veya ikinci kuşakta görüldüğünden genetik geçişli olduğu düşünülüyor 2. Hormonal nedenler: Beyinde iletim ağında... daha fazla oku

Etkinlikler

Narsisistik Kişilik Bozukluğu Vaka Analizi
5 Haziran 2026
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri - Bir Usta Çırak İlişkisi
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri – Bir Usta Çırak İlişkisi – Webinar
29 Ocak 2026
Beyza’nın iç dünyasında neler oluyor? – SineTerapi Film Analizi202
27 Ocak 2026

Aya Psikoakademi

Telefon: 
0(535) 055 30 35
0(539) 386 0256
E-Mail
ayapsikoakademi@gmail.com

Eğitim Hattı

0(535) 055 30 35

Aya Psikoakademi

Gizlilik PolitikamızSatış SözleşmesiMesafeli Satış SözleşmesiHakkımızdaİletişim

Follow Us

Naber

Aya Psikoakademi © 2026. Tüm hakları saklıdır.

Yardıma mı ihtiyacınız var?