Aya Psikoakademi, Çocuk – Ergen Psikoterapisi, Oyun Terapisi Eğitimi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
Naber

0(535) 055 30 35

  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
  • Ev
  • Kanser ve Desresyon
  • Bireysel Danışmanlık, Hürriyet, Psikolojik Sorunlar
  • Kanser ve Desresyon

Kanser ve Desresyon

Osman Erdoğan2014-05-17T14:21:34+03:00

Kolon kanseri olduğunu öğrenen 62 yaşındaki erkek hastam, hastalığını öğrendiği ilk süreçte , önce “ bu mümkün değil, bu doktorlar bir şey bilmiyor “ diyerek hastalığını red etmişti. Ardından Ankara ve İstanbul’da çeşitli üniversitelere ve  doktorlar gitmiş, defalarca tetkikler yaptırıp yanlışlık var düşüncesini ispat etmeye çalışmıştı. Oğlu ve eşi sürekli onunla didişiyor, “baba bak geç kalıyoruz, bir an önce ameliyat olman gerekiyor “ diyorlardı. Teşhisin kesinleşmesi ile birlikte artık hastalığı kabullenmek zorunda olan hastada birden yemek yemek istememe, aşırı uyku isteği, sinirlilik, hatta eşine bu güne kadar hiç yapmadığı kadar hakaret ve eleştiri içeren cümleler sarf ediyordu. Oğlunun dışarı çıkmasına müsaade etmiyor, en küçük bir sese bile tahammül edemiyordu. Giderek içe kapanmış, hem cerrahi müdehaleyi hem de tıbbi tedaviyi reddediyordu. Hiçbir güç onu hastanenin kapısından içeri sokamıyordu. Ailesi çaresiz kalmış ve benden yardım istemişti. Burada hastanın yaşadığı şey ölüm korkusu, çaresizlik, çevreye bağımlı olma korkusu gibi düşünce ve kaygıların tetiklediği depresyondu. Kanser hastalarının  % 50 si tanı, tedavi veya hastalığın herhangi bir aşamasında tıbbi ve psikoterapik desteğe ihtiyaç duyacak düzeyde  depreyona girerler. Antidepresan kullanımının yanında alacakları psikolojik destek , hastanın iyileşme sürecine kesinlikle katkıda bulunacaktır.

Depreyon Belirtileri:

  • İlgi ve zevk azalması
  • Sıkıntı, bunaltı, halsizlik
  • Ağlama isteği, karamsarlık
  • Uyku bozukluğu
  • İştahta aşırı azalma  ya da artma
  • Aşırı sinirlilik
  • Ölüm korkusu
  • Bedensel şikayetlerde artış
  • İçe kapanma
  • Alkol kullanma isteği
  • Tedaviyi reddetme ya da geciktirme
  • İntihar düşüncesi

Depresyon riskini arttıran sebepler:

  • Daha önceden depresyon hikayesinin olması
  • Alkol veya madde kötüye kullanımın olması
  • Kanserin ileri evrede veya uzak organ tutulumu yapmış olması
  • Yeterince aile ve çevresel desteğinin olmaması
  • Kontrol edilmekte güçlük çekilen ağrının olması
  • Kemoterapiye bağlı yan etki
  • Hormonsal veya nörolojik değişiklikler ( hipotirodi, böbrek yetmezliği vb. )

AİLE DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ

Aile bireylerinin hastayı ve hastalığı algılayışı direk hastanın kendisini etkiler. İlişkilerinde dengeli, duygularını rahat ifade eden, aile içi çatışmaların az yaşandığı , iş birliğinin fazla olduğu, rol karmaşasının yaşanmadığı ailelerde hastanın kanser hastalığına uyumu daha kolay olmaktadır. Aşırı koruyucu ya da katı tutum ve davranışlarla çatışmaların sık yaşandığı ailelerde,  rollerin net olmadığı, sevgi , saygı ve ilginin az olduğu ailelerde tam tersi  hastalığa uyum güçleşmekte depresyon artmaktadır. Elbette hastalığın uzaması, peryodik hastaneye yatışlar, aile bireylerinin fiziksel ve duygusal kaynaklarının tükenmesine ve desteğinin azalmasına neden olabilmektedir. İşte tam bu noktada kanser hastalarının psikolojik olarak desteklendiği kadar ,  aile bireylerinin de doğru yönlendirilmeye, bilgilendirilmeye ve psikolojik desteğe ihtiyacı vardır.  

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Related Posts

Öğretmenim bana yardım et!

Küçükken babam polis memuruydu, evde üniformasıyla zaten yeterince korkutucuydu. Eve geleceği zaman çil yavrusu gibi dağılırdık. Babam dövmezdi ama annemden... daha fazla oku

Bağlanma Korkusu

Bağlanma korkusu; Çağan Irmak’ın müthiş ses getiren filmini hatırlıyorsunuz değil mi? Issız Adam… Yarım kalmış bir aşk hikayesini anlatıyordu. Seyreden herkesi çok... daha fazla oku

İlişkiyi Terörist Yapan Bir Duygu: Kıskançlık

Kıskançlık, Shakspeare ‘in deyişi ile “ yeşil gözlü canavar “ … Bir çok çiftin yakından tanıdığı bir duygu. Aşkın karanlık... daha fazla oku

Sevmek demek; bağımlı olmak demek değildir

Okulların açılmasının ikinci haftasında olmamıza rağmen hala okul bahçelerinde annelerinin bacağına yapışıp ağlayan, okula gitmek istemiyorum diye çırpınan, kendi başlarına... daha fazla oku

Kanser hastalarının ilk psikolojik tepkileri nelerdir ve nasıl davranılmalıdır?

1.Aşama Şok hali : birkaç saatten , birkaç haftaya kadar uzanan söyleneni işitmeme, hastalığa inanmama , gerçeği kavramada güçlük gibi... daha fazla oku

Cinsel İstismarda En Büyük İhanet

Bir çocuğun temel güven duygusunun geliştiği tek yer ailesidir. Aile bireylerini koşulsuz kabul eder, koşulsuz sever ve onlara güvenir. Anne,... daha fazla oku

Gökten 3 Elma Düşse… Aşk – Haz – Evlilik

daha fazla oku

Narsisizm: İş Arkadaşınız Bir Mitolojik Kahraman Olabilir mi?

Yüreğinden yaraladığı kızlardan biri, bir gün tanrılara yakararak Narkissos’un cezalandırılmasını istedi. “Başkalarını sevmeyen kendini sevsin” dedi yüce tanrılar. Ve yakışıklı... daha fazla oku

Çocuklar Neden Hırsızlık Yaparlar ?

5 yaşına kadar çocuklarda mülkiyet duygusu tam gelişmediğinden , etraflarındaki hoşlarına giden ya da ihtiyaç duydukları tüm eşyaları kendilerinin zannederek... daha fazla oku

Hayatın Ritmini Yakalayın

Kalp atışımızdan nefes alışımıza, attığımız her adımdan tuttuğumuz alkışa kadar hayatın içinde bir ritm var. İster çocuk olalım, ister öğrenci,... daha fazla oku

Etkinlikler

Narsisistik Kişilik Bozukluğu Vaka Analizi
5 Haziran 2026
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri - Bir Usta Çırak İlişkisi
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri – Bir Usta Çırak İlişkisi – Webinar
29 Ocak 2026
Beyza’nın iç dünyasında neler oluyor? – SineTerapi Film Analizi202
27 Ocak 2026

Aya Psikoakademi

Telefon: 
0(535) 055 30 35
0(539) 386 0256
E-Mail
ayapsikoakademi@gmail.com

Eğitim Hattı

0(535) 055 30 35

Aya Psikoakademi

Gizlilik PolitikamızSatış SözleşmesiMesafeli Satış SözleşmesiHakkımızdaİletişim

Follow Us

Naber

Aya Psikoakademi © 2026. Tüm hakları saklıdır.

Yardıma mı ihtiyacınız var?