Aya Psikoakademi, Çocuk – Ergen Psikoterapisi, Oyun Terapisi Eğitimi
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
Naber

0(535) 055 30 35

  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • Dr. Obengül EJDER
    • Ekibimiz
    • Aya Yönetim Gelişim Merkezi
    • Referanslarımız
  • AYA PSİKOAKADEMİ
    • Çocuk ve Ergen Psikoterapisi Eğitimi
    • Oyun Terapisi Eğitimi
    • Aile Danışmanlığı Sertifika Programı
    • Psikodinamik Psikoterapi ve Görüşme Teknikleri Eğitimi
  • BASIN
    • HÜRRİYET
    • GAZETE VE DERGİLER
    • VİDEO
  • İLETİŞİM
  • Ev
  • Mutsuzluk Bulaşıcı mı?
  • Bireysel Danışmanlık, Gazete ve Dergiler, Hürriyet, Kişisel Gelişim
  • Mutsuzluk Bulaşıcı mı?

Mutsuzluk Bulaşıcı mı?

Osman Erdoğan2014-08-07T14:44:14+03:00

1981 yılında Mersin’e taşınmıştık, daha 8 yaşındaydım. Oturduğumuz semtte yeni açılan bir market vardı. Okulumuz yakındı, yürüyerek giderdik, mutlaka oraya uğrar, çikolatalarımızı, bisküvilerimizi , sütlerimizi alırdık kardeşimle. İlk gittiğimizde para yerine elimizdeki karneleri uzatmıştık marketçi abiye. Yüzümüze tuhaf tuhaf bakmıştı; “ bu ne çocuklar ? “ diye sorduğunda “ siz buna yazıyorsunuz, babamız ay sonunda ödüyor bilmiyor musun ?” diye çıkışmıştık. Bize “ siz uzaydan falan mı geldiniz?” diye espri yapmış, elimizden tutup anneme götürmüştü. Annem gülmeye başladı; lojman hayatından geldiğimizi, orada bütün alışverişlerin lojman kantininden bu şekilde yapıldığını, çocuk olduğumuz için burada da böyle alışveriş yapıldığını sandığımızı söyleyince , marketçi abi de çok gülmüştü.

Çok sonra anladım, meğer gerçekten de uzayda yaşıyormuşuz. Teyzemin kızının en büyük hayalleri olan üniversiteyi kazandığında “ üniversiteler çok karışık, kız başına uzaklarda okuyamazsın, kardeş kardeşi öldürüyor “ denilerek neden gönderilmediğini bilmiyordum. 1980 ihtilalini bilmiyordum, sıkı yönetim olmuş, onlarca insan sorgulanmış, hapislere atılmış, Pozcu da bile sokak savaşları yaşanmış , bilmiyordum. İzole bir hayatmış bizimkisi. Tek kanallı yıllar, gece 12 ‘de İstiklal Marşı ile kapanırdı televizyon, kardeşimle hafta sonları ayakta dinlerdik İstiklal Marşını, öyle kapardık televizyonu. Böyle canlı yayında şehirlerin bombalanışını izlemiyorduk, belki o yüzden paramparça olmuş çocuk cesetleri , çaresizlik içinde çırpınan anne çığlıkları girmiyordu rüyalarımıza. Elimizde bilgisayar da yoktu, kafası kesilmiş , kanlar içinde insanlar izlemiyorduk film gibi her dakika.

En yakın arkadaşlarımdan biri Maria ‘ydı. Annesi İngiliz idi, ilk kez o zaman duymuştum Gayri Müslüm kelimesini. Ama bu günkü gibi kinle nefretle değil, sevgiyle… Annem bizi karşısına alıp ilk kez o gün öğretmişti ; insanları dinlerine, dillerine, ırklarına, mezheplerine göre ayırmamamız gerektiğini. Asıl olanın saygı, sevgi, dürüstlük, dostluk, kadir kıymet bilirlik olduğunu…

Sonra başka bir semte taşındık. Çok şık görünümlü bir apartmandı. Sadece iki dairesi kiralıktı, diğerlerinde aynı soyadı taşıyan altı aile yaşıyordu. Çok sonra öğrendik, Siverek’ten kan davası nedeni ile Mersin’e taşındıklarını, güvenli olsun diye aynı apartmanda oturduklarını. Çocuğuz işte hemen kaynaştık onların da çocuklarıyla, arkadaş olmuş oyun oynuyorduk. Bir yıl sonra bu ailedeki arkadaşlarımızdan biri kanser oldu ve öldü. İlk kez bir cenazede ağıt yakma merasimi görmüştüm, annem de annesi kadar ağlamıştı, günlerce onları yalnız bırakmamıştık. Mahalledeki hiç kimse bunlar zaza cenazelerine gidilmez , ağlamayalım , acılarını paylaşmayalım dememişti.

Benim çocukken öğrendiğim insani değerler şimdi ayaklar altında. Bugün hangi televizyon kanalını açsam kin var, nefret var, hakaret var…. Ölüler, yaralılar, bombalar var… Gazetede sürekli kesilen, bıçaklanan kadın cinayet haberleri var. Trafik kazaları, uyuşturucuya kurban gitmiş gençlerin öyküleri var…

Çevremde mutsuz çocuklar, gençler, işsiz veya borç tuzağında boğuşan insanlar var. Sürekli eşiyle kavga eden arkadaşlarım, boşanıp dağılan yuvalar var. Artık gülmeye korkar oldum, sanırım mutsuzluk bulaşıcı. Ya bir çok kişi gibi kafamı kuma gömüp hiçbir şey yokmuş gibi davranacağım, ya da sahip olduklarıma şükredip, aktif bir vatandaş olarak üzerime düşen görevi yapacağım, yani ben annemi öğrettiği gibi bir hayat yaşayacağım…

Not: Oy kullanmak bir vatandaşlık görevidir, sevgili okuyucularım demokratik bir hak olan oyumuzu kullanalım.

Mutsuzluk

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Related Posts

Kumar Bağımlılığı Tedavisi

Kumar oynama alışkanlığı patolojik seviyelerde olan kişilerde küçük yaşta kumarla tanışmış olması , kumar oynanan yerlere yakın mesafelerde oturması, aile... daha fazla oku

Bu gün çocuk bayramı…

Bu gün çocuk bayramı… Heyecanla hüzün arasında gidip geliyorum. Heyecanlanıyorum, çünkü; hangi yaşta olursak olalım, bir tarafımız hep çocuk kalıyor. Uçurtma... daha fazla oku

MUTLAKA TEDAVİ OLMALISINIZ

Her ne kadar yetişkinlerde daha sık görsek de çocukluk çağında bile karşılaştığımız Obsesif Kompulsif bozukluk hastalığı için mutlaka bir uzmandan... daha fazla oku

PSİKOTERAPİ NEDİR?

32 yaşındaki bayan danışanım yaklaşık 8 yıldır Panik Atak tedavisi gördüğünü, benim başvurduğu 6. Doktoru olduğumu söylemişti. 3 farklı şehirde,... daha fazla oku

Yaşam Dengelerimiz

  “ İş hayatına öyle bir dalmışız ki doktor hanım, paraydı, alacaktı, verecekti derken çocuklarımın nasıl büyüdüğünü fark edemedim. Çocuğumun okumayı... daha fazla oku

Çocuğunuzun Öğrenme Stilini Biliyor musunuz?

Okulların başlamasıyla birlikte öğrencilerle velileri arasında “ ders çalışıyorum” “hayır çalışmıyorsun” polemiği başladı. Anne babalar ders çalışırken veya sınavlara hazırlanırken... daha fazla oku

10-24 Yaş Grubunda Her 5 Kişiden 1’i Üreme Sağlığına Yönelik Yüksek Risk Altında

Çağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Aile ve Evlilik Terapisti Dr. Obengül Ejder, "10-24 yaş grubunda her 5 kişiden biri üreme sağlığına... daha fazla oku

TAKINTI HASTALIĞI TEDAVİ EDİLEBİLİR

Günlük yaşam içinde hastalıklardan korunmak için temiz ve düzenli olmak , bazen güvenlik amacı ile kapıları, pencereleri, ocakları kontrol etmek... daha fazla oku

Yeni Bir Televizyon Dizisi Başlıyor… ” BENİM AİLEM “

Günümüzde bir çok dizi çekiliyor, kimisinin senaryosu, kimisinin oyuncuları, kimisinin de yönetmeni eleştiri alıyor. .Hatta bazı diziler veya programlar için... daha fazla oku

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Nedenleri

1. Genetik nedenler: Genellikle birinci derece akrabalarda veya ikinci kuşakta görüldüğünden genetik geçişli olduğu düşünülüyor 2. Hormonal nedenler: Beyinde iletim ağında... daha fazla oku

Etkinlikler

Narsisistik Kişilik Bozukluğu Vaka Analizi
5 Haziran 2026
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri - Bir Usta Çırak İlişkisi
Öz-Şefkatin Psikodinamik Temelleri – Bir Usta Çırak İlişkisi – Webinar
29 Ocak 2026
Beyza’nın iç dünyasında neler oluyor? – SineTerapi Film Analizi202
27 Ocak 2026

Aya Psikoakademi

Telefon: 
0(535) 055 30 35
0(539) 386 0256
E-Mail
ayapsikoakademi@gmail.com

Eğitim Hattı

0(535) 055 30 35

Aya Psikoakademi

Gizlilik PolitikamızSatış SözleşmesiMesafeli Satış SözleşmesiHakkımızdaİletişim

Follow Us

Naber

Aya Psikoakademi © 2026. Tüm hakları saklıdır.

Yardıma mı ihtiyacınız var?